تخطي إلى المحتوى
التركية

تصفّح مفردات التركية

100 كلمة

adam

اسم
A1

a'dam

Yetişkin erkek kişi; genel anlamda insan.

aile

اسم
A1

ailé

Anne, baba ve çocuklardan oluşan toplumun temel birimi; geniş akrabalık grubu.

almak

فعل
A1

al-mák

Bir şeyi eline geçirmek, satın almak veya birinden kabul etmek.

ama

حرف عطف
A1

áma

Karşıtlık veya sınırlama bildiren bağlaç.

anlamak

فعل
A1

an-la-mák

Bir şeyin anlamını kavramak; idrak etmek.

araba

اسم
A1

arabá

سيارة

مركبة برية آلية؛ سيارة.

arkadaş

اسم
A1

ar-ka-dáş

صديق

شخص تربطك به علاقة حميمة وتثق به؛ صديق.

artık

ظرف
A1

ar-'tık

بعد الآن

ظرف زمان يبرز انتهاء الحالة السابقة أو بدء حالة جديدة.

açık

صفة
A1

a-'çık

Kapalı olmayan; net, anlaşılır; aydınlık.

baş

اسم
A1

'baş

Vücudun boyundan yukarıdaki bölümü; kafa.

ben

ضمير
A1

bén

أنا

ضمير المتكلم المفرد الذي يدل على الشخص المتحدث.

benim

ضمير
A1

bénim

'Ben' zamirinin iyelik hali; birine ait olduğunu gösteren birinci tekil şahıs iyelik zamiri.

bilmek

فعل
A1

bil-mék

Bir şey hakkında bilgiye sahip olmak; bir şeyi yapabilmek.

bir

محدد
A1

bír

Sayı olarak tekliği ifade eden belirsiz tanımlık; herhangi bir şeyi niteler.

bir şey

noun phrase
A1

bir şéy

Belirsiz bir nesne veya kavramı karşılayan söz öbeği.

bu

ضمير
A1

'bu

هذا

اسم إشارة يدل على شيء أو شخص قريب من المتكلم.

büyük

صفة
A1

bü-yúk

كبير

ما كان فوق المتوسط من حيث الحجم أو السعة أو الأهمية.

da

أداة
A1

أيضًا

أداة ربط تدلّ على أن شيئًا مضاف إلى غيره؛ وتتغيّر إلى «de» وفق انسجام الحركات.

daha

ظرف
A1

'da-ha

أكثر

يفيد معنى التفضيل في المقارنة؛ ويأتي أيضًا بمعنى «بعد» و«لا يزال».

de

أداة
A1

أيضًا

حرفُ إضافةٍ ومشاركةٍ، ويأتي «da» بدلًا منه بحسب انسجام الحروف المتحركة.

değil

أداة
A1

değíl

Bir yargıyı olumsuzlaştıran; eylemsiz cümlelerde olumsuzluk eki işlevi gören sözcük.

doğru

صفة
A1

doğrú

Gerçeğe uygun, yanlışsız; dürüst.

dünya

اسم
A1

dün-yá

İçinde yaşadığımız gezegen; evren, tüm insanlık.

düşünmek

فعل
A1

dü-şün-'mek

Zihinsel süreç yürütmek; bir konu hakkında fikir üretmek.

el

اسم
A1

él

يد

عضو الإمساك في نهاية الذراع.

erkek

اسم
A1

erkék

Yetişkin eril insan.

eski

صفة
A1

es'ki

قديم

موجود منذ مدة طويلة، أو كان موجودًا من قبل؛ وهو عكس الجديد.

ev

اسم
A1

év

İnsanların yaşadığı bina veya barınak; aile ortamı.

evet

تعجب
A1

e-'vet

Onaylama veya kabul bildiren yanıt sözcüğü.

gelmek

فعل
A1

gel-'mek

Bir yerden bulunulan yere doğru hareket etmek.

gibi

حرف جر مؤخّر
A1

gibí

Benzerlik veya karşılaştırma bildiren edat; '...gibi' kalıbıyla kullanılır.

gitmek

فعل
A1

git-mék

يذهب

الانتقال من مكانٍ إلى آخر.

görmek

فعل
A1

görmék

يرى

إدراك الشيء بالعينين؛ أو مواجهته أو اختباره.

göz

اسم
A1

'göz

Görme duyusunu sağlayan organ; dikkat, bakış anlamlarına da gelir.

gün

اسم
A1

'gün

24 saatlik takvim birimi; sabahtan akşama kadar olan dönem.

güzel

صفة
A1

gü-zél

Estetik açıdan hoş, beğenilen; iyi, tatmin edici.

hala

ظرف
A1

hâ-lâ

Beklenen değişim gerçekleşmemiş; hâlâ devam eden bir durum.

hayır

تعجب
A1

ha-'yır

Ret veya olumsuzlama bildiren yanıt sözcüğü.

hep

ظرف
A1

hép

Her zaman, daima; tüm miktarı belirten sözcük.

her

محدد
A1

'her

كلّ

محدِّد يفيد معنى «كلّ» أو «جميع»، ويشمل جميع أفراد المجموعة.

hiç

ظرف
A1

híç

أبدًا

أبدًا، مطلقًا؛ ظرف نفي يدل على مقدار صفري.

hızlı

صفة
A1

hız'lı

Yüksek hızla hareket eden; süratli.

ile

حرف جر مؤخّر
A1

ilé

معَ/بِـ

حرف جرّ يدلّ على المصاحبة أو الأداة أو الطريقة؛ ويُستعمل أيضًا بصيغة اللاحقة المختصرة «-le/-la».

insan

اسم
A1

in-sán

Homo sapiens türüne ait akıl sahibi canlı; kişi, birey.

istemek

فعل
A1

is-te-mék

Bir şeye sahip olmayı ya da bir şeyin olmasını arzulamak.

iyi

صفة
A1

iyí

جيد

ذو جودة أو قيمة إيجابية، جدير بالإعجاب؛ ويُستعمل أيضًا بمعنى سليم أو معافى.

için

حرف جر مؤخّر
A1

içín

لِـ

حرف جرّ يدلّ على الغاية أو السبب أو المستفيد؛ ويقترب أيضًا من معنى «وفقًا لـ» و«بشأن».

اسم
A1

íš

Yapılan eylem, görev veya kazanç sağlamak amacıyla yapılan faaliyet.

kadar

حرف جر مؤخّر
A1

ka-'dar

Derece, miktar veya sınır bildiren edat; '...e kadar' kalıbıyla yön ifadesi taşır.

kadın

اسم
A1

ka-'dın

Yetişkin dişi insan.