İçeriğe geç
Afrikaanca

Afrikaanca Kelime Haznesini Keşfet

288 kelime bulundu

'n

belirleyici
A1

/ə/

Onbepaalde lidwoord wat 'n nie-nader-bepaalde selfstandige naamwoord aandui.

aan

edat
A1

/ɑːn/

Voorsetsel wat rigting, aanraking of 'n ontvanger aandui.

aandete

isim
A1

áandete

The main meal eaten in the evening; dinner or supper.

aartappel

isim
A1

áártappel

An edible starchy tuber, commonly cooked and eaten as a vegetable; a potato.

afguns

isim
B2

áfguns

A resentful feeling caused by another person’s success, possessions, qualities, or advantages; envy.

alles

zamir
A1

/aləs/

Onbepaalde voornaamwoord wat na alle dinge saam verwys.

altyd

zarf
A1

/altɛit/

Bywoord wat 'te alle tye' of 'sonder uitsondering' beteken.

arrogant

sıfat
B1

arrogánt

kibirli

Kişinin kendi önemini, yeteneklerini ya da üstünlüğünü abartılı biçimde yüksek görmesi veya bunu göstermesi; kibirli, ukala.

as

bağlaç
A1

/as/

Voegwoord wat 'n voorwaarde of vergelyking inlei.

asseblief

ünlem
A1

/asəˈblif/

Beleefdheidswoord wat 'n versoek versag.

baba

isim
A1

bába

bebek

Bir bebek; çok küçük bir çocuk ya da süt çocuğu.

badkamer

isim
A1

bádkamer

A bathroom; a room with facilities for washing, typically a bath or shower and often a toilet.

baie

zarf
A1

/bɑjə/

Bywoord of bepaler wat 'n groot hoeveelheid of hoë graad aandui.

bak

fiil
A1

bák

to bake; to cook food with dry heat, especially in an oven

baklei

fiil
A2

bakléi

To fight physically; to engage in a fight.

bang

sıfat
A1

báng

Afraid or frightened; feeling fear.

bed

isim
A1

béd

yatak

Uyumak ya da dinlenmek için kullanılan bir mobilya parçası veya yer.

bedien

fiil
A2

bedíén

to serve someone, especially by bringing food or drink or helping a customer

berou

isim
B1

beróu

A feeling of deep regret or remorse for something wrong one has done.

bier

isim
A2

bíer

An alcoholic drink made by fermenting malted grain, usually flavored with hops; beer.

bly

fiil
A1

blý

to stay, remain, or continue to be in a place, state, or condition

botter

isim
A1

bótter

tereyağı

Çalkalanmış kremadan yapılan, sürme olarak ya da yemek pişirmede kullanılan yumuşak, soluk sarı renkli yağlı gıda; tereyağı.

braai

isim
A2

bráai

A social meal or gathering at which meat or other food is cooked over an open fire or coals; a barbecue.

broek

isim
A1

bróek

A pair of trousers or pants; an outer garment worn from the waist down, covering the legs separately.

broer

isim
A1

bróer

A male sibling; a boy or man in relation to another child of the same parents.

brood

isim
A1

bróód

ekmek

Ekmek, özellikle fırınlanmış hamurdan yapılan bir gıda.

buigsaam

sıfat
B1

búigsaam

esnek

Kolayca kırılmadan bükülebilen; esnek veya yumuşak.

dag

isim
A1

/dax/

gün

Yirmi dört saatlik süre, ya da hava aydınlıkken geçen zaman.

dan

zarf
A1

/dan/

sonra

Ardından gelen bir zamanı ya da bir sonucu belirten zarf.

dankie

ünlem
A1

/daŋki/

Uitdrukking van dankbaarheid.

dapper

sıfat
A2

dápper

yiğit

Tehlike, zorluk veya acı karşısında cesaret gösteren.

deur

isim
A1

déur

A movable panel or barrier used to open and close an entrance to a room, building, cupboard, vehicle, or similar space; a door.

die

belirleyici
A1

/di/

belirli artikel

Belirli bir isim belirten belirli artikel.

dink

fiil
A1

/dəŋk/

Met die verstand oorweeg; 'n mening hê.

dit

zamir
A1

/dət/

Onsydige voornaamwoord wat na 'n saak, ding of feit verwys.

dogter

isim
A1

dógter

A female child in relation to her parents; a daughter.

drie

sayı sıfatı
A1

/dri/

üç

3 sayısı için kullanılan sayı adı.

drink

fiil
A1

drínk

içmek

Ağıza sıvı alıp yutmak.

een

sayı sıfatı
A1

/eːn/

Die telwoord vir die getal 1.

eerlik

sıfat
A2

éerlik

Honest; truthful and morally upright; not deceitful or corrupt.

eerste

sıfat
A1

/eːrstə/

Rangtelwoord wat die begin van 'n reeks aandui.

eet

fiil
A1

éét

To eat; to put food into the mouth, chew it, and swallow it.

eggenoot

isim
A2

eggenóót

A male spouse; a husband.

eggenote

isim
B1

eggenóte

A wife; a female spouse.

eier

isim
A1

éier

yumurta

Bir kuşun, sürüngenin, balığın ya da benzer bir hayvanın bıraktığı oval ya da yuvarlak üreme gövdesi; özellikle yiyecek olarak kullanılan tavuk yumurtası.

ek

zamir
A1

/ɛk/

ben

Konuşmacının kendisini belirten kişi zamiri.

en

bağlaç
A1

/ɛn/

Voegwoord wat woorde, sinsdele of sinne met mekaar verbind.

enkellopend

sıfat
B1

énkellopend

single; not married or not in a romantic relationship

familie

isim
A1

famílie

A group of people related by blood, marriage, adoption, or close kinship; one’s relatives.

gaan

fiil
A1

/xɑːn/

Werkwoord wat beweging na 'n plek aandui, of as hulpwerkwoord die toekoms aandui.

geduldig

sıfat
A2

gedúldig

able to wait, endure difficulty, or tolerate delay without becoming annoyed or upset; patient

gee

fiil
A1

/xeː/

vermek

Bir şeyi birine uzatmak veya vermek.

geen

belirleyici
A1

/xeːn/

Ontkennende bepaler wat 'geen enkele' beteken.

geliefde

isim
A2

gelíefde

A person who is dearly loved; a beloved, sweetheart, or loved one.

gelukkig

sıfat
A1

gelúkkig

happy; feeling or showing pleasure, contentment, or satisfaction

gesin

isim
A1

gesín

A family unit, especially parents and their children living together; a household family.

geskei

sıfat
A2

geskéi

boşanmış

boşanmış; artık yasal olarak evli olmayan

geskok

sıfat
B1

geskók

shocked, upset, or deeply surprised by something unpleasant or unexpected

gespanne

sıfat
B1

gespánne

tense, nervous, or anxious; under mental or emotional strain

getroud

sıfat
A1

getróud

married; having a husband, wife, or spouse

goed

sıfat
A1

góed

Good; of satisfactory quality, suitable, pleasant, or morally right.

goeie

sıfat
A1

/xujə/

iyi

Bir isimden önce kullanılan ‘iyi’nin çekimli biçimi.

graag

zarf
A1

/xrɑːx/

Bywoord wat 'n gewilligheid of begeerte uitdruk om iets te doen.

groente

isim
A1

'groente

vegetables; edible plants or parts of plants, especially when eaten as food with a meal

groet

fiil
A1

gróet

to greet someone; to say hello or acknowledge someone politely

groot

sıfat
A1

/xruət/

büyük

Önemli ölçüde büyük boyutta veya kapsamda.

haar

zamir
A1

/ɦɑːr/

onu/onun

Kadın bir kişiye gönderme yapan nesne veya iyelik zamiri.

haat

isim
A2

háat

intense dislike or hostility; hatred

hand

isim
A1

'hand

The part at the end of the arm, including the palm, fingers, and thumb.

handskoen

isim
A2

hándskoen

eldiven

El için koruyucu bir örtü; genellikle parmaklar ve başparmak için ayrı bölümleri olan, sıcaklık, koruma veya hijyen amacıyla giyilen bir giysi.

hart

isim
A1

hárt

The organ in the chest that pumps blood through the body; also used for the seat of a person’s feelings, courage, or inner life.

hartseer

sıfat
A2

hártseer

sad, sorrowful, or emotionally hurt; heartbroken.

help

fiil
A1

hélp

To assist someone; to make it easier for someone to do something or deal with a problem.

hemp

isim
A2

hémp

gömlek

Gömlek; genellikle kollu, çoğu zaman yakalı ve düğmeli olan, üst bedende giyilen giysi.

het

fiil
A1

/ɦət/

Vorm van 'hê' wat besit aandui of as hulpwerkwoord die verlede tyd vorm.

hier

zarf
A1

/ɦir/

burada

Konuşmacıya yakın olan bu yeri belirten zarf.

hierdie

belirleyici
A1

/ɦirədi/

Aanwysende voornaamwoord wat na iets naby verwys.

hoe

zarf
A1

/ɦu/

Vraende bywoord wat na die wyse of graad vra.

hoender

isim
A1

hóender

tavuk

Yumurta, et ya da üreme için beslenen evcil kümes hayvanı.

hom

zamir
A1

/ɔm/

Voorwerpsvoornaamwoord wat na 'n manlike persoon of ding verwys.

hoopvol

sıfat
B1

hóópvol

umutlu

umut duyan ya da umut gösteren; olası bir sonuca ilişkin iyimser

huis

isim
A1

húis

A building for people to live in; a house.

hulle

zamir
A1

/ɦələ/

Persoonlike voornaamwoord van die derde persoon meervoud.

huwelik

isim
A2

húwelik

The legally or socially recognized union between two people as spouses; marriage.

hy

zamir
A1

/ɦɛi/

Persoonlike voornaamwoord wat na 'n manlike persoon of ding verwys.

impulsief

sıfat
B1

impulsíef

dürtüsel

Düşünmeden ya da plan yapmadan, ani duygulara veya isteklere göre hareket eden; böyle davranışlarla belirgin olan.

in

edat
A1

/ən/

Voorsetsel wat aandui dat iets binne-in 'n plek of ruimte is.

is

fiil
A1

/əs/

dir

‘‘Olmak’’ fiilinin şimdiki zaman biçimi; bir şeyin var olduğunu ya da bir özelliğe sahip olduğunu belirtir.

ja

ünlem
A1

/jɑː/

evet

Onay veya katılma sözü.

jaar

isim
A1

/jɑːr/

yıl

On iki aylık süre.

jaloesie

isim
B1

jaloesíe

A feeling of jealousy; resentment, insecurity, or suspicion caused by fear of losing someone’s affection or attention to another person.

jas

isim
A1

jás

A coat or jacket worn over other clothes, especially for warmth or protection.

jou

zamir
A1

/jɔu/

Voorwerps- of besitlike voornaamwoord van die tweede persoon enkelvoud.

jy

zamir
A1

/jɛi/

sen

İkinci tekil şahıs kişisel zamiri (samimi).

kaas

isim
A1

káás

A food made from the curd of milk; cheese.

kaggel

isim
A2

kággel

A fireplace or heating stove, especially one used indoors for warmth.

kalm

sıfat
A1

kálm

calm; not excited, nervous, angry, or disturbed

kamer

isim
A1

kámer

A room in a house, hotel, or other building.

kan

fiil
A1

/kan/

ebilmek

Yeterlilik, olasılık veya izin bildiren yardımcı fiil.

kas

isim
A2

kás

dolap

Giysi, tabak ya da başka eşyaları saklamak için kullanılan bir dolap, kabinet veya gardırop.

kind

isim
A1

kínd

A young human being; a child.

klein

sıfat
A1

/klɛin/

küçük

Boyut veya hacim bakımından küçük.

kleinkind

isim
A2

kléinkind

a grandchild; the child of one’s son or daughter

klere

isim
A1

klére

giysi

Giyim eşyaları; gömlek, pantolon, elbise ve ceket gibi vücutta giyilen eşyalar.

knoffel

isim
A2

knóffel

Garlic; a strongly flavoured bulb, or the plant that produces it, used especially as a seasoning in cooking.

koeldrank

isim
A2

kóeldrank

meşrubat

Özellikle şekerli gazlı içecek ya da meşrubat olan, alkolsüz soğuk bir içecek.

koffie

isim
A1

kóffie

A dark, stimulating drink made by infusing roasted and ground coffee beans in hot water; also the beans or ground powder used to make this drink.

kom

fiil
A1

/kɔm/

Werkwoord wat beweging na die spreker of 'n plek toe aandui.

kombers

isim
A2

kómbers

battaniye

Yatak örtüsü olarak kullanılan ya da birini sıcak tutan büyük bir sıcak kumaş parçası; battaniye.

kombuis

isim
A1

kombúis

A kitchen; a room or area where food is prepared and cooked.

kook

fiil
A1

kóók

pişirmek

Yiyeceği, özellikle su içinde ya da bir tencerede ısıtarak hazırlamak; pişirmek.

kop

isim
A1

kóp

kafa

Bir insanın veya hayvanın başı.

koppig

sıfat
B1

kóppig

stubborn; obstinate; unwilling to change one’s opinion, decision, or behaviour

kos

isim
A1

kós

Food; things that people or animals eat.

koud

sıfat
A1

kóud

soğuk

Düşük sıcaklıkta olan; sıcak olmayan.

kreatief

sıfat
B1

krea'tief

Having or showing imagination and original ideas; able to create something new or artistic.

kruie

isim
A2

krúie

Herbs or spices used to flavour food.

kussing

isim
A2

kússing

a soft padded object used to support the head or body, or to make a seat more comfortable; a pillow or cushion

kwaad

sıfat
A2

kwáád

angry; cross; upset with someone or about something

lamp

isim
A1

lámp

A device that produces light, especially an electric lamp used in a room.

lekker

sıfat
A1

lékker

Tasty; pleasant, enjoyable, or nice.

liefde

isim
A1

'liefde

A deep feeling of affection, care, or attachment toward someone or something; love.

liefhê

fiil
A1

líefhê

to love; to feel deep affection for someone or something

lig

isim
A1

líg

ışık

Bir şeyi görünür kılan doğal ya da yapay parlaklık.

liggaam

isim
A1

liggáam

vücut

Bir kişinin, hayvanın ya da canlı bir organizmanın fiziksel bedeni.

luister

fiil
A1

lúister

dinlemek

dinlemek; bir sese ya da birinin söylediklerine dikkat etmek

maak

fiil
A1

/mɑːk/

Iets tot stand bring, vervaardig of 'n handeling verrig.

maaltyd

isim
A1

'maaltyd

An occasion when food is eaten, especially breakfast, lunch, or dinner; a meal.

maar

bağlaç
A1

/mɑːr/

Voegwoord wat 'n teenstelling of beperking inlei.

maat

isim
A1

máát

A friend, companion, or mate.

man

isim
A1

mán

adam

Yetişkin bir erkek insan.

meel

isim
A2

méel

flour; a fine powder made by grinding grain, especially wheat, used for baking

meer

zarf
A1

/meːr/

daha

Karşılaştırmada daha büyük miktar ya da dereceyi gösteren biçim.

melk

isim
A1

mélk

süt

Süt; özellikle inekler gibi dişi memelilerin ürettiği, yiyecek ve içecek olarak kullanılan beyaz sıvı.

meng

fiil
A1

méng

To combine two or more substances, things, or elements so that they form a mixture.

mense

isim
A1

/mɛnsə/

insanlar

'mens'in çoğulu; insan varlıkları topluca ele alındığında.

met

edat
A1

/mɛt/

Voorsetsel wat geselskap, middel of vergesel aandui.

middagete

isim
A1

míddagete

A meal eaten around the middle of the day; lunch.

moedeloos

sıfat
B1

móedeloos

ümitsiz

Umut ya da cesaret kaybı hisseden veya bunu gösteren; ümidi kırılmış, yılgın.

moeder

isim
A1

móeder

A female parent; a woman in relation to her child or children.

moedig

sıfat
B1

móedig

Brave or courageous; showing courage in the face of danger, difficulty, or fear.

moet

fiil
A1

/mut/

Hulpwerkwoord wat verpligting of noodsaak aandui.

mond

isim
A1

mónd

The mouth: the opening in the face used for eating, speaking, breathing, and making sounds.

mooi

sıfat
A1

móói

beautiful, pretty, attractive, or pleasing to look at or experience.

my

zamir
A1

/mɛi/

Besitlike of voorwerpsvoornaamwoord van die eerste persoon enkelvoud.

môre

zarf
A1

/mɔːrə/

Bywoord wat na die dag na vandag verwys.

nederig

sıfat
B1

néderig

humble; modest; not proud or self-important

nee

ünlem
A1

/neː/

Woord van ontkenning of weiering.

neef

isim
A1

nééf

A male cousin; in some usage, also a nephew, especially the son of one's brother or sister.

net

zarf
A1

/nɛt/

Bywoord wat 'slegs' of 'presies' beteken.

nie

zarf
A1

/ni/

değil

Bir önermeyi olumsuzlayan olumsuzluk sözcüğü.

niggie

isim
A2

níggie

kuzen

Bir kadın kuzen; ayrıca sevgi ifadesi olarak genç bir kadın akraba için, özellikle bir yeğen ya da küçük bir kuzen için de kullanılır.

nog

zarf
A1

/nɔx/

hâlâ, daha

Süreklilik ya da ek miktar bildiren bir zarf.

nou

zarf
A1

/nɔu/

Bywoord van tyd wat die huidige oomblik aandui.

nuwe

sıfat
A1

/nyvə/

Verboë vorm van 'nuut'; onlangs gemaak of verkry.

of

bağlaç
A1

/ɔf/

ya da

Seçenekler arasında bir tercih bildiren bağlaç.

olie

isim
A2

ólie

A greasy liquid substance, usually insoluble in water, used for cooking, lubrication, fuel, or industrial purposes; oil.

om

bağlaç
A1

/ɔm/

Partikel wat saam met 'te' 'n doel of infinitief inlei.

omhels

fiil
B1

omhéls

To embrace or hug someone, usually by putting one's arms around them.

onder

edat
A1

/ɔndər/

Voorsetsel wat 'n plek benede of tussen aandui.

ondersteun

fiil
B1

onderstéun

to help or assist someone or something, especially by giving practical, emotional, or financial aid

oneerlik

sıfat
A2

onéérlik

Not honest; deceitful, untruthful, or acting without integrity.

ongeduldig

sıfat
A2

ongedúldig

not willing or able to wait calmly; showing irritation or restlessness because something is taking too long

ongelukkig

sıfat
A2

ongelúkkig

Unhappy, sad, or dissatisfied.

ons

zamir
A1

/ɔns/

Persoonlike voornaamwoord van die eerste persoon meervoud.

onseker

sıfat
A2

onséker

Not certain or definite; doubtful, undecided, or not yet known.

ontbyt

isim
A1

ontbýt

Breakfast; the first meal of the day, usually eaten in the morning.

ontspanne

sıfat
A2

ontspánne

rahat

Rahat, sakin ve kaygı ya da gerginlikten uzak.

onverskillig

sıfat
B1

onverskíllig

Indifferent; showing little or no interest, concern, or preference.

onvriendelik

sıfat
A2

onvriéndelik

Not friendly; showing a lack of kindness, warmth, or courtesy.

oog

isim
A1

óóg

The eye; the organ of sight in a person or animal.

ook

zarf
A1

/oːk/

Bywoord wat aandui dat iets ewe of eweneens geld.

oom

isim
A1

óom

An uncle; the brother of one’s mother or father, or the husband of one’s aunt.

oor

isim
A1

óor

The organ of hearing; an ear.

op

edat
A1

/ɔp/

üzerinde

Bir şeyin bir yüzeyin üzerinde durduğunu ya da bir yer belirttiğini ifade eden edat.

opgewonde

sıfat
A2

opgewónde

excited; feeling or showing eager enthusiasm

optimisties

sıfat
B1

optimísties

iyimser

Gelecek ya da bir şeyin başarılı sonuçlanması konusunda umut ve güven duyan veya bunu gösteren; iyimser.

ouer

isim
A1

óuer

A parent; a person's mother or father.

ouma

isim
A1

óuma

a grandmother; the mother of one’s father or mother

oupa

isim
A1

óupa

A grandfather; the father of one's mother or father.

pasta

isim
A1

pásta

makarna

Yemeden önce kaynatılan, genellikle spagetti, makarna borusu veya lazanya gibi biçimlerde hazırlanan hamurdan yapılmış İtalyan usulü bir yiyecek.

pessimisties

sıfat
B2

pessimísties

Expecting bad outcomes or emphasizing the negative side of a situation; pessimistic.

praat

fiil
A1

práát

To speak or talk; to use words in speech, especially in a particular language.

proe

fiil
A1

próe

tatmak

Bir şeyin tadını fark etmek için onu ağızla tatmak ya da örneklemek.

prut

fiil
B1

prút

kısık ateşte pişmek

kısık ateşte, hafif hafif kabararak ağır ağır kaynamak ya da pişmek

rasper

isim
B1

rásper

A grater or rasp; a kitchen or workshop tool with a rough perforated or toothed surface used to grate, shred, or file something.

resep

isim
A2

resép

A set of instructions for preparing a particular dish or drink; a recipe.

respek

isim
A2

respék

A feeling of admiration, esteem, or consideration for someone or something; respect.

respekteer

fiil
A2

respektéér

To respect, esteem, or show consideration for someone or something.

roer

fiil
A2

róer

karıştırmak

Bir sıvıyı ya da başka bir maddeyi, bir kaşık veya benzeri bir araçla içinde hareket ettirerek karıştırmak.

rys

isim
A1

rýs

Rice; the edible grains of a cereal plant, usually cooked and eaten as food.

sagte

sıfat
A2

ságte

Soft, gentle, mild, or tender; the attributive or inflected form of Afrikaans sag, used before a noun or in certain set expressions.

sal

fiil
A1

/sal/

gelecek zaman

Gelecek zamanı veya bir niyeti belirten yardımcı fiil.

sap

isim
A1

sáp

Juice; the liquid obtained from fruit, vegetables, or other foodstuffs, often drunk as a beverage.

self

zamir
A1

/sɛlf/

Wederkerende woord wat 'n persoon of saak beklemtoon.

selfversekerd

sıfat
B1

selfversékerd

Confident; sure of oneself and one's abilities.

senuweeagtig

sıfat
B1

senuwéeagtig

sinirli

Sinirli, endişeli, huzursuz ya da gergin; sinirlilik belirtileri gösteren.

seun

isim
A1

séun

oğul

Bir erkek çocuğun anne-babasına göre adı; oğul.

sien

fiil
A1

/sin/

Met die oë waarneem; iets raaksien.

skaam

sıfat
A2

skáam

utangaç

Sosyal durumlarda gergin veya özgüveni eksik hisseden; utangaç ya da çekingen.

skakelaar

isim
A2

skákelaar

A switch or switching device used to turn an electrical circuit, light, machine, or similar system on or off, or to change its setting.

skeiding

isim
B1

skéiding

ayrım

Ayrılma durumu veya eylemi; insanlar, şeyler, gruplar ya da fikirler arasında bir bölünme ya da sınır.

skep

fiil
A2

skép

To create, make, or bring something into being.

skil

isim
A2

skíl

kabuk

Bir meyve, sebze veya benzeri bir nesnenin dış örtüsü; kabuk, soyulmuş dış kısım.

skoene

isim
A1

skóene

Shoes; the plural form of Afrikaans “skoen,” a covering for the foot, usually with a sole.

skool

isim
A1

skóol

okul

Çocuklara veya öğrencilere eğitim verilen okul; kurum ya da yer.

skoon

sıfat
A1

skóón

Free from dirt, stains, or unwanted matter; clean.

skoonfamilie

isim
B1

skoonfamílie

one's relatives by marriage; one's in-laws collectively

slaai

isim
A2

sláai

A salad; a dish, usually served cold, made from raw or cooked vegetables, fruit, pasta, meat, or other ingredients, often with a dressing.

slaap

fiil
A1

sláap

to sleep; to be in a natural state of rest in which the eyes are closed and consciousness is reduced

sny

fiil
A1

sný

To cut, slice, or sever something with a knife, scissors, or another sharp tool.

so

zarf
A1

/suə/

Bywoord wat 'n graad, wyse of manier aandui.

soen

fiil
A1

sóen

to touch someone or something with the lips as a sign of love, affection, greeting, or respect; to kiss

sokker

isim
A1

sókker

A team sport played with a round ball, in which two teams try to score by kicking the ball into the opposing goal; soccer; association football.

sop

isim
A1

sóp

çorba

Sebze, et ya da başka malzemelerin su veya et suyunda pişirilmesiyle yapılan sıvı yemek.

sou

fiil
A1

/sɔu/

olurdu

'sal'ın geçmiş zaman biçimi; koşul veya olasılık bildirir.

sout

isim
A1

sóut

tuz

Yiyecekleri tatlandırmak veya korumak için kullanılan beyaz, kristal bir madde; sodyum klorür.

spesery

isim
A2

speserý

A spice; an aromatic plant-derived substance, such as cinnamon, pepper, or cloves, used to flavour food.

spieël

isim
A1

spíeël

a mirror; a smooth reflective surface, especially a glass surface backed with metal, used for seeing reflections

spyskaart

isim
A2

spýskaart

A menu; a written or printed list of the dishes and often drinks available in a restaurant, café, or at a meal.

spyt

isim
A2

spýt

pişmanlık

bir kişinin yaptığı ya da yapmadığı bir şey için duyduğu üzüntü veya pişmanlık

stiefbroer

isim
A2

stíefbroer

A stepbrother; a son of one’s stepparent, or the stepson of one’s parent.

stiefouer

isim
B1

stíefouer

üvey ebeveyn

Bir kişinin biyolojik ya da evlat edinilmiş ebeveyninin eşi veya partneri; kendisi biyolojik ya da evlat edinilmiş ebeveyn olmayan kişi.

stiefsuster

isim
A2

stíefsuster

A stepsister; a daughter of one's stepparent, or sometimes a daughter of one's parent’s spouse, who is not one's biological sister.

stoel

isim
A1

stóel

A chair; a piece of furniture with a seat, back, and usually four legs, for one person to sit on.

stoom

isim
A2

stóom

Steam; the hot vapour produced when water boils.

stowe

fiil
B1

stówe

To stew, braise, or cook food slowly in liquid or its own juices.

suiker

isim
A1

súiker

şeker

Başlıca şeker kamışı veya şeker pancarından elde edilen, yiyecek ve içecekleri tatlandırmak için kullanılan tatlı, kristal bir madde.

suster

isim
A1

súster

A girl or woman in relation to other children of the same parents; a sister.

sy

zamir
A1

/sɛi/

Persoonlike voornaamwoord wat na 'n vroulike persoon verwys.

fiil
A1

/sɛː/

söylemek

Bir şeyi sözle ifade etmek; konuşmak ya da anlatmak.

tafel

isim
A1

táfel

A piece of furniture with a flat top and legs, used for eating, writing, working, or placing things on.

tamatie

isim
A1

tamátie

A tomato; the red or yellow edible fruit of a tomato plant, used as a vegetable in cooking and salads.

tante

isim
A1

tánte

An aunt; the sister of one’s mother or father, or the wife of one’s uncle.

te

edat
A1

/tə/

mek

Bir mastar fiilden önce gelen parçacık.

tee

isim
A1

'tee

çay

Çay; kurutulmuş çay yapraklarının demlenmesiyle yapılan sıcak içecek veya bunu yapmak için kullanılan kurutulmuş yapraklar.

teleurgesteld

sıfat
A2

teleurgestéld

Disappointed; feeling sadness or dissatisfaction because something was not as good as expected or hoped.

tevrede

sıfat
A2

tevréde

memnun

bir durumdan, sonuçtan veya bir kişiden hoşnut; tatmin olmuş

toe

zarf
A1

/tu/

o zaman

Geçmişte bir olayı başlatan bağlaç (“o sırada”).

trots

sıfat
A2

tróts

gururlu

Kendi ya da bir başkasının başarısı, niteliği veya sahip olduğu bir şey nedeniyle gurur duyan; memnun veya tatmin olmuş.

trou

fiil
A2

tróu

evlenmek

Birisiyle evlenmek; evlilik yapmak ya da evlenmek.

tuis

zarf
A1

túis

at home; in or to one’s own home or usual place of residence

twee

sayı sıfatı
A1

/tveː/

Die telwoord vir die getal 2.

tyd

isim
A1

/tɛit/

Die verloop van oomblikke, ure, dae en jare.

ui

isim
A1

úi

An onion; an edible bulb with a strong smell and taste, used as a vegetable or seasoning.

uit

edat
A1

/œit/

Voorsetsel of bywoord wat 'n beweging na buite aandui.

vader

isim
A1

váder

baba

Erkek ebeveyn; baba.

van

edat
A1

/fan/

of, -den

Mülkiyet, köken veya bir çıkış noktası belirten edat.

vandag

zarf
A1

/fanˈdax/

Bywoord wat na die huidige dag verwys.

veel

zarf
A1

/feːl/

çok

Büyük, belirsiz bir miktarı belirten belirteç.

venster

isim
A1

vénster

An opening in a wall, vehicle, or similar structure, usually fitted with glass, through which light and air can enter and people can see out; a window.

verantwoordelik

sıfat
A2

verantwóórdelik

Having the duty or obligation to deal with something or to answer for it; responsible or accountable.

verbaas

fiil
A2

verbáas

to surprise, amaze, or astonish someone

verdraagsaam

sıfat
B1

verdráagsaam

tolerant; willing to accept or respect people, beliefs, or behaviour that one may not agree with

verhit

fiil
B1

verhít

ısıtmak

Bir şeyi ısıtmak; bir şeyi sıcak ya da daha sıcak hâle getirmek.

verlowing

isim
B1

verlówing

An engagement; the formal agreement or state of being promised to marry someone.

vertrou

fiil
A2

vertróu

güvenmek

Birine ya da bir şeye güvenmek; birinin dürüst, güvenilir veya iyi olduğuna inanmak.

vertroue

isim
A2

vertróue

güven

birinin ya da bir şeyin güvenilir, dürüst ya da bekleneni yapabilecek durumda olduğuna dair sağlam inanç

verward

sıfat
B1

verwárd

confused, bewildered, or unable to think clearly

vir

edat
A1

/fər/

Voorsetsel wat 'n doel, ontvanger of begunstigde aandui.

vleis

isim
A1

vléis

et

bir hayvanın yiyecek olarak kullanılan eti; et

voet

isim
A1

vóet

The part at the end of the leg on which a person stands or walks; a foot.

vra

fiil
A1

vrá

To ask a question; to seek information by putting a question to someone.

vriend

isim
A1

vríend

a person whom one knows well and likes; a friend

vriendelik

sıfat
A1

vríendelik

friendly, kind, or pleasant in manner; showing goodwill toward others

vriendin

isim
A1

vriendín

A female friend; a woman or girl with whom one has a friendship.

vrou

isim
A1

vróu

kadın

Yetişkin bir dişi insan; kadın.

vrugte

isim
A1

vrúgte

Fruits; the edible parts of plants or trees, typically containing seeds.

vuil

sıfat
A1

vúíl

kirli

Kirli; temiz olmayan; kir, pislik, çamur ya da başka istenmeyen bir maddeyle kaplı veya onu içeren.

waar

zarf
A1

/vɑːr/

Vraende of betreklike bywoord wat na 'n plek verwys.

wanneer

zarf
A1

/vanˈeːr/

Vraende of betreklike bywoord wat na 'n tydstip verwys.

want

bağlaç
A1

/vant/

Voegwoord wat 'n rede of oorsaak inlei; gee die verklaring vir iets.

warm

sıfat
A1

wárm

Having or giving a moderate degree of heat; not cold.

was

fiil
A1

/vas/

Verlede tydvorm van 'wees'.

wat

zamir
A1

/vat/

Betreklike of vraende voornaamwoord wat na 'n saak of ding verwys.

water

isim
A1

wáter

su

Yağmur olarak yağan ve nehirlerde, göllerde ve denizde bulunan berrak sıvı; yaşam için gereklidir.

weduwee

isim
B1

wedu'wee

A woman whose spouse has died and who has not remarried; a widow.

weduwnaar

isim
B1

weduwnaár

dul

Eşi ölmüş ve yeniden evlenmemiş erkek; dul.

weer

zarf
A1

/veːr/

tekrar

Bir eylemin veya durumun "bir kez daha" ya da yinelenmesini belirten zarf.

wees

fiil
A1

/veːs/

olmak

Var olmayı ya da bir durumu belirten fiilin kök biçimi.

weet

fiil
A1

/veːt/

Kennis van iets hê; van iets bewus wees.

werk

isim
A1

wérk

work; activity involving effort, especially duties, tasks, or employment.

wie

zamir
A1

/vi/

Vraende of betreklike voornaamwoord wat na 'n persoon verwys.

wil

fiil
A1

/vəl/

Hulpwerkwoord wat 'n begeerte of voorneme aandui.

word

fiil
A1

/vɔrt/

Werkwoord wat 'n oorgang na 'n toestand aandui of die lydende vorm vorm.

wortel

isim
A2

'wortel

kök

Bir bitkinin onu toprağa bağlayan ve su ile besinleri emen yer altındaki kısmı; kök.

wrok

isim
B2

wrók

A lasting feeling of resentment, bitterness, or ill will because of a real or perceived wrong; a grudge.

wyn

isim
A1

wýn

An alcoholic drink made by fermenting grape juice; wine.