1
fiil[I, T]
bir şey lehinde ya da aleyhinde gerekçeler ileri sürmek; tartışmak, müzakere etmek
dádlau
Etimoloji
Galce dadl “argüman, tartışma” sözcüğünden, sözlü ad eki -au ile.
Örnekler
Mae'r plant yn dadlau am y gêm.
Máe'r plánt yn dádlau am y gêm.
Çocuklar oyun hakkında tartışıyorlar.
Bydd yr aelodau'n dadlau'r cynnig yfory.
Bydd yr aelódau'n dádlau'r cynnig yfóry.
Üyeler yarın önergeyi tartışacaklar.
Eşdizimler
Yapay zekâ tarafından oluşturuldu