1
sıfatsıfat; yüklem ve sıfat tamlaması içinde kullanılır, önüne geldiğinde çekimlenir
dehşete düşmüş, şok olmuş veya iğrenmiş; beklenmedik ya da korkunç bir şey karşısında derinden sarsılmış
entsétzt
Telaffuz
Etimoloji
Almanca entsetzen fiilinin geçmiş ortaç hâli; ent- + setzen'den gelir; duygusal anlam, zihinsel olarak 'yerinden edilme' ya da dinginliğin dışına atılma fikrinden gelişmiştir.
Örnekler
Sie starrte ihn entsetzt an.
Síe stárrte íhn entsétzt án.
Ona dehşet içinde baktı.
Ich war entsetzt über die Nachricht.
Ích wár entsétzt über díe Náchricht.
Haber karşısında dehşete düştüm.
Mit entsetztem Gesicht verließ er den Raum.
Mít entsétztem Gesícht verließ ér dén Ráum.
Dehşete düşmüş bir ifadeyle odadan çıktı.
Eş Anlamlılar
Zıt Anlamlılar
Eşdizimler
Yapay zekâ tarafından oluşturuldu