1
isim[C]
Bir taşıtta, uçakta veya gemide yolculuk yapan, ancak onu kullanmayan ya da mürettebatın bir parçası olarak çalışmayan kişi.
/ˈpæsɪndʒər/
Telaffuz
Etimoloji
Orta İngilizce passager, Eski Fransızca passager sözcüğünden; passage ile ilişkilidir; biçim, -er sonekiyle etkilenmiştir.
Örnekler
Each passenger must show a valid ticket before boarding.
/iːtʃ ˈpæsɪndʒər mʌst ʃoʊ ə ˈvælɪd ˈtɪkɪt bɪˈfɔr ˈbɔrdɪŋ/
Her yolcu, binmeden önce geçerli bir bilet göstermek zorundadır.
The bus can carry forty passengers.
/ðə bʌs kæn ˈkæri ˈfɔrti ˈpæsɪndʒərz/
Otobüs kırk yolcu taşıyabilir.
Passengers were asked to fasten their seat belts.
/ˈpæsɪndʒərz wər æskt tə ˈfæsən ðer sit bɛlts/
Yolculardan emniyet kemerlerini bağlamaları istendi.
Eşdizimler
Yapay zekâ tarafından oluşturuldu